Muhâkemat · s. 73
İKİNCİ MESELE
Kelâmın hayatlanması ve neşv ü neması; manaların tecessümüyle ve cemadata nefh-i ruh etmekle bir mükâleme ve mübahaseyi içlerine atmaktır. Şöyle:
Deveran ile tabir olunan, vücudda ve ademde iki şeyin mukarenetiyle biri ötekisine illet ve me'haz ve menşe zannolunması olan itikad-ı örfî üzerine müesses olan mağlata-i vehmiye üstüne mebni olan kuvve-i hayalden neş'et eden sihr-i beyanıyla sehhar gibi cemadatı hayatlandırır, birbiriyle söyletir. İçlerine ya adâveti veya muhabbeti atar. Hem de manaları tecessüm ettirir, hayat verir, içinde hararet-i gariziyeyi derceder.
Eğer istersen gürültülü menzil ıtlakına şayeste olan bu beyte gir:
يُنَاج۪ينِىَ الْاِخْلَافُ مِنْ تَحْتِ مَطْلِه۪
وَ تَخْتَصِمُ الْاٰمَالُ وَ الْيَاْسُ ف۪ى صَدْر۪ى
Yani "Mumatala-i hak perdesi altında hulfü'l-vaad benimle konuşuyor. Der: Aldanma! Onun için sinemde ümitlerim yeis ile kavgaya başladılar, o mütezelzil hane olan sadrımı harap ediyorlar."
Göreceksin nasıl şair-i sahir emel ve yeisi tecsim etmekle hayatlandırarak nemmam olan ihlafın fitnesiyle bir muharebe ve muhasamayı temsil eyledi. Güya sinematograf gibi bu beyt senin aklına rüya görünüyor. Evet, bu sihr-i beyanî bir nevi tenvim eder.
Veyahut yerin yağmur ile muaşaka ve şekvasını dinle! İşte:
تَشَكَّى الْاَرْضُ غَيْبَتَهُ اِلَيْهِ
وَ تَرْشَفُ مَائَهُ رَشْفَ الرُّضَابِ
Yani yağmurun geç gelmesini ona teşekki eder. Mahbubun ağız suyu gibi suyunu emer.
Acaba yeri Mecnun, sehabı Leyla haletlerinde bu şiir sana tahyil etmiyor mu?
Tenbih:
Bu şiiri güzel gösteren, içindeki hayalin hakikate bir derece müşabehetidir. Zira yağmur gecikse sonra gelse toprak vız vız gibi bir savtı çıkartarak suyunu çeker. Bu hali gören geçliğine ve şiddet-i ihtiyacına intikal ettiğinden, meşhur deveranın sırrıyla ve tevehhümün tasarrufatıyla bir muaşaka ve mükâleme suretine ifrağ eder.
İşaret:
Her bir hayalde bu çiznok gibi bir dane-i hakikat bulunmak şarttır.