Sikke-i Tasdiki Gaybî · s. 238
Zekâi'nin bir manzumesi
Bu nur eser, tefsiridir o semavî kitabın
İlan eder hakikati, emr-i hakkı bildirir
İsyanlara, zulümlere maruz olan cihanın
Bu asırda gözyaşını, nur saçarak dindirir
Bu eserdir muzdarip gönüllere teselli
Bu kararsız âlemin her buhranında nur saçar
Bu eserdir her zulmette selâmet rehberi
Ehl-i iman bu sayede bu eserle hür yaşar
Masumlara bir öğüttür, gençlerin de rehberi
Her mazluma "Ağlama!" der "Güleceksin yarın sen!"
Tesellisi çok yücedir, ibretlidir dersleri
Beli bükük ihtiyara müjde verir derinden
Bu Nur eser, her bilginin, her mü'minin sertâcı
Dertlilerin dermanıdır, her münkiri tokatlar
Şirklerin hem hēdimidir hem her kaygı ilacı
Zındık zalim ilişirse başına volkan patlar
Bu eserdir insanları dehşetlerden dûr eden
Kudret eli hâmisidir, hayret-efza hükmü var
Muannidler teslim olur, hükmüne mağrur iken
Her serseri feylesofu meftun eden nuru var
Ey güç yetmez, dehşet veren haletlerden ağlayan
Fânilere aldanarak kırıldıkça bağırma
Ey zâilden, âcizlerden meded umup bağlanan
Gir bu Nur'un âlemine, fânileri çağırma
Ayıl artık, gaflet sarhoşluğundan durma uyan
Hevesatın bir ejderhadır kalbini kemirecek
Yarın mesud olacaktır yoklukta Hakk'ı bulan
Nur'a ver nakd-i ömrü, yarın sana verilecek
Huzuruna uhrada ihtişamlar serilecek. Risale-i Nur'un kusurlu hâdimi
Zekâi
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ
وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ
Âyetinin veraset-i Ahmediye (asm) cihetinde, mana-yı işarî noktasında, bu asırda o Rahmeten li'l-âlemîn'in bir âyinesi ve hakikat-i Kur'aniyenin bir hakiki tefsiri olan Risale-i Nur, o küllî rahmetin bir cilvesi, bir numunesi olmasından hakikat-i Muhammediyenin (asm) bir kısım evsafını, mana-yı mecazî ile cüz'î bir vârisine verilebilir diye bu parlak kasideye ilişmedim. Yalnız hakikat-i Ahmediye (asm) ile âyinesinin farkına işareten bazı kelimeler ilâve edildi.
Said Nursî
Huzur bulur bugün seninle âlem
Ey bu asırda rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Sürur bulur bugün seninle âdem
Ey bir rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Bu hasta gönüller çoktan perişan
Varsa sende eğer Lokman'dan nişan
Bir şifa sun, gel ey mahbub-u zîşan
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Gelmez mi sonu bu uzun hecenin
Geçmez mi gamı bu yaslı gecenin
Zâri arttı, sabrı bitti nicenin
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Fahr-i Âlem, arştan bu yere indi
Şah-ı Velayet gelip Düldül'e bindi
Zülfikar'a bugün artık Nur dendi
Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Yolumuz, bu Nur'un bu nurlu yolu
Olduk hepimiz o Nur'un bir kulu
Nur yolunda yürüyen hem ne mutlu
Ey numune-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Nurs'un nur çıkan nurlu dağında
Bülbül öter bahçesinde bağında
Tozu olsak onun pâk ayağında
Ey rahmet-i âlem cilvesi Risaletü'n-Nur
Dertlere dermansın, mahbub-u cansın
Hem câmiü'l-esma ve'l-Kur'ansın
Hem de Nur-u Hak'tan bize ihsansın
Ey bir rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Bu âlemde madde değil, bir özsün
Her zerreden bakan bütün bir gözsün
Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün
Ey misal-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Aslı evvelisin balın, şekerin
Deryasısın cümle ilmin, hünerin
Gelmedi cihana böyle eser benzerin
Ey mir'at-ı rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Sen aylardan, güneşlerden üstünsün
Nihayetsiz, sonu gelmez bütünsün
Nur cemalin bütün bütün görünsün
Ey mazhar-ı rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Boyun büküp acı acı melerdik
Gözyaşını kanlar ile silerdik
Görsek diye seni Hak'tan dilerdik
Ey bir temsil-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Çünkü sensin bu asırda Rahmeten li'l-âlemîn'in cilvesi
Çünkü sensin şimdi Şefîu'l-müznibîn'in vârisi
Ağisnâ yâ Gıyase'l-Müstagîsîn, bir duası
Ey şule-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Şifa bulsun şimdi biraz yaramız
Revaç bulsun geçmez olan paramız
Saç nurunu, aka dönsün karamız
Ey ziya-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Cürmümüzle külhan gibi pür-nârız
Dert elinden hem her gün zâr u zârız
Affet bizi madem sana hep yârız
Ey nur-u rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Meylimiz yok yalancı bir dünyaya
Son verdik biz bid'alara, riyaya
Kapılmayız öyle kuru hülyaya
Ey bir hakikat-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Yok bizde cemiyet kurma hülyası
Yok başka bir yola gitme sevdası
Olduk ancak Nur'un dertli şeydası
Ey dertlilere rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Yollarda bıraktık geçtik dervişi
Attık gönüllerden öyle teşvişi
Kâfi bu parlayan nurun güneşi
Ey ma'kes-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Geçmişiz hep medihlerden senadan
Yüz çevirdik servetlerden gınadan
Nur isteriz, geçmeden bu fenadan
Ey bu asırda rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Nur elinden içeli biz şarabı
Çevirmişiz tatlılığa azabı
Bir mahbubun biz de olduk türabı
Ey bize rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Âşıkların arşa çıkan feryadı
Ağlatıyor o pâk ruhlu ecdadı
Allah için eyle bize imdadı
Ey muhtaçlara rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Gökler saldı bela, yer verdi bela
Sarstı âfakı bir acı vaveylâ
Rahmet et âleme ey Nur-u Mevla
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Bir yanda sel var, bir yanda kan akar
Bu bela ateşi âlemi yakar
Ağlayan bu beşer hep sana bakar
Ey numune-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Çevrildi ateşle bu koca dünya
Bir cehennem gibi kaynadı derya
Yetiş imdada ey şah-ı evliya
Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Her yangını senin nurun söndürür
Her bir yeri bir gülşene senin nurun döndürür
Deccal'ı da bir gün gelir elbette öldürür
Ey nur-u rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Zındıkaya, küfre karşı saldırdın
Gönüllerden kederleri kaldırdın
Bizi nurun deryasına daldırdın
Ey bîçarelere rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Kaldıramaz sana aslâ kimse el
Bağlıyoruz bizler sana candan bel
Dünyalara sensin ümit ve emel
Ey ziya-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Sen ordu kurmazsın erle, uşakla
Savaşmazsın öyle topla, bıçakla
Nurunla şu asrı tutup kucakla
Ey şimdi rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Bitsin de bu korkunç tufan-ı şedid
Açılsın yepyeni bir devr-i mesud
On sekiz bin âlem eylesin hep iyd
Ey ehl-i Kur'an'a rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Geliyor şu karşıdan gerçi bir zulmet
Fakat sensin bugün atâ-yı rahmet
Boğacaksın onu nurunla elbet
Ey bir rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Kızıl ejder yuvamıza girmesin
Zehirli eli yakamıza ermesin
Karşı durup nurun fırsat vermesin
Ey seyf-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Kara duman üstümüzden dağılsın
Kızıl alev sönüp âlem ayılsın
Bu zaferin haşre kadar anılsın
Ey zülfikar-ı rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
O soydandır nice canlar yakanlar
O soydandır evler barklar yıkanlar
O soydandır sana kinle bakanlar
Ey hüccet-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Masumların kanlarını içerler
Ebu Cehl'i, Nemrutları geçerler
Ölümlerden ölümleri seçerler
Ey şimdi bir rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Bir mikrop ki ciğerleri dişliyor
Kanımızla kendisini besliyor
Temiz yurdu telvis edip pisliyor
Ey bir eczahane-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Gazilerin, fatihlerin konağı
Seyyidlerin, serverlerin otağı
Bu vatandır, şehitlerin yatağı
Ey cilve-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
O şehidin ala dönmüş kefeni
Miskler kokar, güle benzer bedeni
Öper melekler de nurlu naaşını
Ey numune-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Kur'an diyor ölmemiştir, diridir
Her birisi Hakk'ın arslan eridir
Türbeleri yürekleri titretir
Ey âyine-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Armağansın çünkü asil millete
Düşmeyelim bir gün bile zillete
Götür bizi şanlı büyük devlete
Ey misal-i rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Eyleyeler nurun ile hep savlet
Zaferlerle şanlar bulur bu millet
Şarka, garba ziya salsın bu devlet
Ey bizlere rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur
Nurdan kanadın hem sağlam kolun var
Nurdan senin Hakk'a giden yolun var
Kabul et bir kemter Feyzi kulun var
Ey bu asırda rahmet-i âlem Risaletü'n-Nur!
اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ
Üstadım, Efendim Hazretleri!
وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَم۪ينَ
âyetinin nurlarından, Nur'un sayesinde alabildiğim bir zerreyi bu şekilde yazdım ve huzur-u irfanınıza sundum. Kabulünü rica ederim. Selâmlarımızı sunar ve mübarek ellerinizi öperiz efendimiz. Bîçare talebeniz
Hasan Feyzi
رَحْمَةُ اللّٰهِ عَلَيْهِ اَبَدًا دَائِمًا