Risale-i Nur

Lemalar · s. 143

SAYFA 175

Yani ehl-i gaflet olan ehl-i dünya ve ehl-i dalalet, hak ve hakikate istinad etmedikleri için zayıf ve zelildirler. Tezellül için kuvvet almaya muhtaçtırlar. Bu ihtiyaçtan, başkasının muavenet ve ittifakına samimi yapışırlar. Hattâ meslekleri dalalet ise de yine ittifakı muhafaza ederler. Âdeta o haksızlıkta bir hakperestlik, o dalalette bir ihlas, o dinsizlikte dinsizdarane bir taassup ve o nifakta bir vifak yaparlar, muvaffak olurlar. Çünkü samimi bir ihlas, şerde dahi olsa neticesiz kalmaz.Evet, ihlas ile kim ne isterse Allah verir. (Hâşiye-2)

s. 175 (Hâşiye-1) Sahabelerin sena-i Kur'aniyeye mazhar olan "îsar" hasletini kendine rehber etmek. Yani hediye ve sadakanın kabulünde başkasını kendine tercih etmek ve hizmet-i diniyenin mukabilinde gelen menfaat-i maddiyeyi istemeden ve kalben talep etmeden, sırf bir ihsan-ı İlahî bilerek, nâstan minnet almayarak ve hizmet-i diniyenin mukabilinde de almamaktır. Çünkü hizmet-i diniyenin mukabilinde dünyada bir şey istenilmemeli ki ihlas kaçmasın. Çendan hakları var ki ümmet onların maişetlerini temin etsin. Hem zekâta da müstahaktırlar. Fakat bu istenilmez belki verilir. Verildiği vakit de "Hizmetimin ücretidir." denilmez. Mümkün olduğu kadar kanaatkârane başka ehil ve daha müstahak olanların nefsini kendi nefsine tercih etmek ~وَ يُؤْثِرُونَ عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ|@ sırrına mazhariyetle, bu müthiş tehlikeden kurtulup ihlası kazanabilir.

s. 175 (Hâşiye-2) Evet ~مَنْ طَلَبَ وَ جَدَّ وَجَدَ|@ bir düstur-u hakikattir. Külliyeti geniş ve genişliği mesleğimize de şâmil olabilir.