Risale-i Nur

Lemalar · s. 126

SAYFA 174

Ehl-i hakkın ihtilafı, hakikatsizlikten gelmediği gibi ehl-i gafletin ittifakı dahi hakikattarlıktan değildir.

s. 174 (Hâşiye) İhtar: Teveccüh-ü nâs istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlası kaybeder, riyaya girer. Şan ve şeref arzusuyla teveccüh-ü nâs ise ücret ve mükâfat değil belki ihlassızlık yüzünden gelen bir itab ve bir mücazattır. Evet amel-i salihin hayatı olan ihlasın zararına teveccüh-ü nâs ve şan ve şeref, kabir kapısına kadar muvakkat olan bir lezzet-i cüz'iyeye mukabil, kabrin öbür tarafında azab-ı kabir gibi nâhoş bir şekil aldığından; teveccüh-ü nâsı arzu etmek değil belki ondan ürkmek ve kaçmak lâzımdır. Şöhret-perestlerin ve şan ve şeref peşinde koşanların kulakları çınlasın.