Mektubat · s. 369
BEŞİNCİ MESELE
Sâniyen: Mektubunuzda "Mücerred
لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
kâfi midir? Yani
مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللّٰهِ
demezse ehl-i necat olabilir mi?" diye diğer bir maksadı soruyorsunuz. Bunun cevabı uzundur. Yalnız şimdi bu kadar deriz ki:
Kelime-i şehadetin iki kelâmı birbirinden ayrılmaz, birbirini ispat eder, birbirini tazammun eder, biri birisiz olmaz. Madem Peygamber aleyhissalâtü vesselâm Hâtemü'l-enbiya'dır, bütün enbiyanın vârisidir; elbette bütün vusul yollarının başındadır. Onun cadde-i kübrasından hariç, hakikat ve necat yolu olamaz. Umum ehl-i marifetin ve tahkikin imamları, Sa'dî-i Şirazî gibi derler:
مُحَالَسْتْ سَعْد۪ى بَرَاهِ نَجَاتْ
ظَفَرْ بُرْدَنْ جُزْ دَرْ پَىِ مُصْطَفٰى
Hem
كُلُّ الطُّرُقِ مَسْدُودٌ اِلَّا الْمِنْهَاجَ الْمُحَمَّدِىَّ
demişler.
Fakat bazen oluyor ki cadde-i Ahmediyede (asm) gittikleri halde, bilmiyorlar ki cadde-i Ahmediyedir ve cadde-i Ahmediye dâhilindedir.
Hem bazen oluyor ki Peygamber'i bilmiyorlar fakat gittikleri yol, cadde-i Ahmediyenin eczasındandır.
Hem bazen oluyor ki bir keyfiyet-i meczubane veya bir halet-i istiğrakkârane veya bir vaziyet-i münzeviyane ve bedeviyane suretinde cadde-i Muhammediyeyi düşünmeyerek yalnız
لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
onlara kâfi geliyor.
Fakat bununla beraber, en mühim bir cihet budur ki: "adem-i kabul" başkadır "kabul-ü adem" başkadır. Bu çeşit ehl-i cezbe ve ehl-i uzlet veya işitmeyen veya bilmeyen adamlar, Peygamber'i bilmiyorlar veya düşünmüyorlar ki kabul etsinler. O noktada cahil kalıyorlar. Marifet-i İlahiyeye karşı, yalnız
لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
biliyorlar. Bunlar ehl-i necat olabilirler.
Fakat Peygamber'i işiten ve davasını bilen adamlar onu tasdik etmezse Cenab-ı Hakk'ı tanımaz. Onun hakkında, yalnız
لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ
kelâmı, sebeb-i necat olan tevhidi ifade edemez. Çünkü o hal, bir derece medar-ı özür olan cahilane adem-i kabul değil belki o kabul-ü ademdir ve o inkârdır. Mu'cizatıyla, âsârıyla kâinatın medar-ı fahri ve nev-i beşerin medar-ı şerefi olan Muhammed aleyhissalâtü vesselâmı inkâr eden adam, elbette hiçbir cihette hiçbir nura mazhar olamaz ve Allah'ı tanımaz. Her ne ise şimdilik bu kadar yeter.