Mektubat · s. 307
Üçüncü Sualiniz: Başta müçtehidîn-i izam imamları mı efdal, yoksa hak tarîkatların şahları, aktabları mı efdaldir?
Elcevap: Umum müçtehidîn değil; belki Ebu Hanife, Mâlik, Şafiî, Ahmed İbn-i Hanbel; şahların, aktabların fevkindedirler. Fakat hususi faziletlerde Şah-ı Geylanî gibi bazı hârika kutublar, bir cihette daha parlak makama sahiptirler. Fakat küllî fazilet imamlarındır. Hem tarîkat şahlarının bir kısmı, müçtehidlerdendir; onun için umum müçtehidîn, aktabdan daha efdaldir, denilmez. Fakat Eimme-i Erbaa, sahabeden ve Mehdi'den sonra en efdallerdir, denilir.
Dördüncü Sualiniz:
اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الصَّابِر۪ينَ
de hikmet ve gaye nedir?
Elcevap: Cenab-ı Hak, Hakîm ismi muktezası olarak vücud-u eşyada, bir merdivenin basamakları gibi bir tertip vaz'etmiş. Sabırsız adam teenni ile hareket etmediği için basamakları ya atlar, düşer veya noksan bırakır; maksud damına çıkamaz. Onun için hırs mahrumiyete sebeptir. Sabır ise müşkülatın anahtarıdır ki:
اَلْحَر۪يصُ خَائِبٌ خَاسِرٌ
وَالصَّبْرُ مِفْتَاحُ الْفَرَجِ
durub-u emsal hükmüne geçmiştir. Demek, Cenab-ı Hakk'ın inayet ve tevfiki, sabırlı adamlarla beraberdir. Çünkü sabır üçtür:
Biri: Masiyetten kendini çekip sabretmektir. Şu sabır takvadır
اِنَّ اللّٰهَ مَعَ الْمُتَّق۪ينَ
sırrına mazhar eder.
İkincisi: Musibetlere karşı sabırdır ki tevekkül ve teslimdir
اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّل۪ينَ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الصَّابِر۪ينَ
şerefine mazhar ediyor.
Ve sabırsızlık ise Allah'tan şikâyeti tazammun eder. Ve ef'alini tenkit ve rahmetini ittiham ve hikmetini beğenmemek çıkar.Evet, musibetin darbesine karşı şekva suretiyle elbette âciz ve zayıf insan ağlar fakat şekva ona olmalı, ondan olmamalı. Hazret-i Yakub aleyhisselâmın