Risale-i Nur

İman ve Küfür Muvazeneleri · s. 193

SAYFA 193

ALTINCI NOKTA

Nur-u iman, dünya ve âhiret âlemlerini çeşit çeşit nimetlere zarf iki sofra ile tasvir eder ki mü'min olan kimse iman eliyle ve zahirî, bâtınî duygularıyla ve manevî, ruhî olan letaifiyle o sofralardan istifade ediyor. Dalalet nazarında ise zevi'l-hayatın daire-i istifadesi küçülür, maddî lezzetlere münhasırdır.

İman nazarında, semavat ve arzı ihata eden bir daire kadar tevessü eder. Evet bir mü'min, güneşi kendi hanesinin damında asılmış bir lüküs; kameri bir idare lambası addedebilir. Ve bu itibarla şems, kamer kendisine birer nimet olur. Binaenaleyh mü'min olan zatın daire-i istifadesi semavattan daha geniş olur. Evet, Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan

وَ سَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَ الْقَمَرَ ۝ وَ سَخَّرَ لَكُمْ مَا فِى الْبَرِّ وَالْبَحْرِ

âyetlerin belâgatıyla imandan neş'et eden şu hârika ihsanlara, in'amlara işaret ediyor.